Belden üstümü kocaman beyaz bir mindere dayayıp, kırmızı minik yastığıma kafamı koymuş yerde uzanıyordum. Konforlu bir eğim oluşmuş bedenimde, nasıl haz veriyordu. Beyaz minderin köşesi bel boşluğumu, küçük kırmızı minder de boyun boşluğumu dolduruyordu.
Rembetiko yükseliyor(du) odamdan. Ses, nota insana nasıl his(ler) verebiliyor onları düşünüyordum? Nasıl si'ye 4 koma bemol, do'ya 4 koma diyez koyduğumuzda hafiften bir boynu büküklük yaratabiliyoruz? Sonra neden buselik dinginlik veriyor? Neden buzuki acılı geliyor bana? Timpani neden görkemli bir hükümdar? Fülüt neden sihirli? Arp neden masalsı?
Burnuma da az evvel içtiğim çilek+çikolata karışımı milkshake'in kokusu gelmesin mi?
Sonra geldim bunları yazdım.
Geri dönüyorum, ancak ne soru sormaya ne cevap bulmaya gidiyorum... Düşünmeden tavana bakacağım yine aynı eğimi yaratmış minderlerimde ve aynı rembetikoyla.

0 yorum:
Yorum Gönder