Zaman bir akışkan... Aynı suda iki kere yıkanmaz sözü zaman içindir. Akıp giden ve her aktığı kıyıdan kendisine bir şeyler katan, bir sonraki durağa da o şeylerden parçalar bırakan...
... Bıraktığı parçalar sonra yeşillendirdi toprağı, çiçek oldu, polen oldu uçtu, gitti kondu. Oradan oraya, ondan ona... Arılar, rüzgar, kuşlar... Hepsi taşıdılar bir şey O'na. Sonra yedi O da meyveyi, vücudunun hücreleri hareketlendi iyice... Bir hücresi diğerine, sonra diğerine. Oradan oraya ve bir diğerine. Kan, damarlar yardım etti... Zihin düşündü, hayat ilerledi.
Hayat ilerlerken, diğerleri de aynı kalmadı... Düşündüler daha çok. Daha çok yediler, daha çok aldılar içlerine. Vermekten çok aldılar. Az verdiler ama bir derya oldu verilenler de, alacak çok şey oldu; aldılar. Bazıları almadı, onlar daha yavaş aktı.
Çok oldular..., kimi yavaş kimi hızlı. Kimi ikiye ayrıldı, kimi iki birleşti. Kimi ikiye ayrılan yeniden birleşti, kimi birleşen iki sonra ayrıldı. Aynı doyumu alan beraber kaldı. Ne bir az, ne bir çok... Farklı olanların kimi ileri kimi geri gitti, ayrıldı. Kimi farklılıklar çok arttı, farklı havuzlara gitti, kimileri nişanlı gibi aynı nehre döküldü. Kimileri ise kaldı yarı yolda göllerini kendi oluşturdu.
Sonra bir şey farkettiler; beraber dökülmek istediklerinle yakın beslen, eş zamanlı git.

0 yorum:
Yorum Gönder