work, work, work, senora


Tezimi teslim etmemle birlikte, derssel sorumluluklardan arınmış bir birey olarak eksik kalan dizilerimi (how i met your mother ve the big bang theory) bitirdim. How i met you mother'ın gidişi, platonik aşk acısı çeken arkadaşlarımı yatıştırmak için söylediğim "o kız/erkek senin Robin'in şuan, ondan vazgeçtiğin anda karşına çıkacak doğru insan" lafımın etkisini aşağılara çekti. Ancak neyse, HIMYM'ı anne için izleyenlerden değilim.
Tezi teslim etmemle birlikte şekillenen to do list'in başını çekenlerden "içinde ahlak, etik, değer yargıları, empati geçmeyen bir kitaba başlama isteğim" şuan için ertelendi. Okuduğum kitap direkt bunlarla alakalı ve daha bir çok şeyle (bunu henüz jüriye girmemiş olmama bağlıyorum)

Bedenim için iyi haber; spora başladım. Yürüyüş ve koşu iyi gelecek. Her gün 10bin adım atmamız gerekirken 100ü bulan beri gelsindi, ama artık değişti. (Hayaldi gerçek oldu :p)

Bahçeden turuncu ve sarı güller topladım, çalışma masama koydum. Naturalistic zekamı geliştirmem lazım. (Biliş ve duyuş olarak epey fazla olan bu doğa ilgim, psikomotor anlamda tam bir fiyasko).

Jael ile öyküye başlama vaktimiz geldi.
Radyo yayınlarım da düzene girdi son 3 haftadır. Yahu daha dün karamsardım, kötü olan şeyleri ne çabuk unuttum? Güller iyi geldi.

0 yorum: