
Manic Street Preachers, ilk gençlik yıllarımda duygularımı melodilerine teyellediğim, daha özel/yoğun duygularımı ise sağlam dikiş yaptığım bir grup. Bir yaz günü arabada babama Ready For Drowning'i dinletip "işte en sevdiğim şarkı bu!" dediğim, daha sonra dinlediklerime öyle bir kategori açmadığım için şu yaşımda hala o unvanı hak eden tek şarkının yaratıcıları. Sinirliyken ne yaparsınız? sorumun cevabı= "Manic Street Preachers" dinlerim. Bu hafta sonu Efes One Love'da sahne alacaklardı. Bir Ankara yaşayanı olarak yapılacak işlerimiz olduğunda maalesef katılamayız öyle etkinliklere. Olmadı işte bu sene de. Bir dahaki sefer olacak mı? bilmiyorum. Umuyorum.
Manics'i kaçırdık. Ancak yaşamı kaçırmadık. Ankara'da vakit geçirmekten en çok hoşlandığım yerlerden biri, ODTÜ Eymir Gölü Bağevi. Dut da aldık manavdan (ki kendisi en sevdiğim meyvedir), bir de ananas. Nasıl güzel dakikalar geçiriliyor... Göl kenarında evim olsun, o gölde de karabataklar yüzsün. Sevdiklerimle beraber olayım, sağlıklı olalım. Dünyada başka istediğim bir şey yok.

0 yorum:
Yorum Gönder